MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret (... .... Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 02...2011 tarih ve 2008/463-2011/756 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından rızası dışında bankanın güvenlik açıkları kullanılmak suretiyle bankanın üçüncü kişilere ait farklı hesaplarına ...’şer dakika arayla ... adet havale yapıldığını noter ihtarnamesi ile hesaptan çekilen paranın çekildiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte ödenmesinin davalıdan istendiğini, davalı tarafça noter ihtarnamesi ile olaydan kendilerinin sorumlu olmadıklarının bildirildiğini, ihtarnameden kısa bir süre sonra müvekkilinin hesabından havale yapılan ... hesabından 11.03.2008 tarihinde 586,50 TL, ...hesabından 4.900,78 TL paranın tekrar müvekkilinin hesabına aktarıldığını, bu işlemin bile bankanın kusuru kabul ettiğinin kanıtı olduğunu belirterek gerekli güvenlik önlemini almayarak bilgisayar korsanlarının hesaba girip havale yapmasında kusurlu davranan ve müvekkilini zarara uğratan davalıdan ....212,00 TL tazminatın tahsiline ....01.2008 olan olay tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, sözkonusu bedelin hesaplarına havale yapılan kişilerden istenmesi gerektiğini, olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının bilgisayarının ve şifresinin güvenliğini sağlayamamış olması ve banka tarafından güvenlik tedbirleri konusundaki uyarıları dikkate almaması nedeniyle işlemlerin gerçekleşmesinden ... olayda müvekkiline atfedilecek bir sorumluluk bulunmadığını, müvekkilinin Teleweb sitesinin güvenliğini sağlamak için her türlü önlemi aldığını, olayın geçtiği tarihte müvekkilinin internet bankacılığı web sitesinin girişinde müşterilerinin uyması gereken genel güvenlik uyarıları ile yapması gereken güvenlik ayarlarını tek tek gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda internet bankacılığı konusunda uzman ve yetkin tarafın davalı banka olduğu, bu durumda bankanın internet bankacılık hizmetine yönelen bu tip tehditlere karşı güncel teknolojileri takip ederek yeni gelişmeleri bilgisayar sistemine entegre edip müşterileri tarafından kulanılmasını sağlaması ve hatta bu uygulamaları kullanmaya mecbur tutması gerektiğini internet üzerinden gelebilecek tehdit ve saldırılara karşı tek kullanımlık şifre uygulamasını zorunlu tutması gerektiğini, davacının şifresini iyi koruyamadığı ve şifrenin üçüncü şahısların eline geçmesi hususunda davacının kusuru bulunduğu yönünde dosyada yeterli delil olmadığı dolayısıyla zararın oluşmasında davacının müterafik kusurundan söz edilmeyeceği, davalı bankanın ise tek kullanımlık şifre uygulamasına kurumsal müşterilerini mecbur tutarak geçmemesi nedeniyle bankacılık mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyen davalının en hafif kusurunun sonuçlarından dahi sorumlu olacağı hükmü dolayısıyla %100 kusurlu olduğunu açıkladıkları, raporun gerekçeli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının oluşan zararından davalının tam kusurlu olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının hesabından çekilen ve iade edilmeyen ....212,00 TL'nin olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 652,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verild
Full & Egal Universal Law Academy