MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2009/512-2012/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabının bulunduğunu, banka çalışanı Muharrem Yürekli'nin müvekkilini kandırarak ilgisiz dekontları imzalattığını, hesaptaki parayı zimmetine geçirdiğini, hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini ileri sürerek, 38.769,75 USD miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talep ettiği miktarın banka çalışanı ...'in teftiş sırasında verdiği beyana dayandığını, bu tutarın banka kayıtları ile doğrulanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka çalışanının davacının hesabında bulunan paraları bilgisi dışında çektiği, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, banka personelinin hesaptaki parayı zimmetine geçirmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hesapta bulunan 38.769,75 USD paranın çekiliş tarihi olan 17.12.2007 ile dava tarihi olan 16.11.2009 tarihleri arasında 7.740,73 USD faiz alacağı getirisiyle birlikte toplam 46.510,48 USD miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf bankada bulunan döviz hesabının banka personeli tarafından haksız olarak çekilmesi nedeniyle mahrum kaldığı faizin de tahsilini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 17.12.2007 ile dava tarihi olan 16.11.2009 tarihleri arasında 1 yıllık USD mevduata Merkez Bankası’nın uyguladığı oranlar üzerinden 7.740,73 USD faiz alacağı belirlenmiş, davalı taraf ise 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen faiz oranlarına ilişkin araştırma yapılmadığını, bilirkişilerin Merkez Bankası’nın minimum ve maksimum oranlarını baz alarak hesaplama yaptığını, % 15’e varan oranların fahiş olduğunu belirterek rapora karşı ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir heyetten rapor alınarak, davalının davadan önce temerrüte düşürüldüğüne dair delil de bulunmadığına göre, haksız eylem tarihi ile dava tarihi arasındaki mevduat faiz oranlarının davalı bankadan sorularak, denetime elverişli olacak şekilde anılan tarihler itibariyle toplam faiz miktarı belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy