MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/01/2012 tarih ve 2011/726-2012/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,dava dışı ... Tic. ve San. Ltd. Şti'nin müvekkili bankanın kredi müşterisi olduğunu, anılan şirketin kredi borcunu ödemediğini, bu krediyi teminen kendisine ciro edilen ve davalının keşideci olduğu çek nedeniyle alacaklı olduğunu, yasal süre içerisinde bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıktığını,bu çeke dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu, ...'nın 644. maddesindeki şartların oluştuğunu ileri sürerek, 10.324,22 TL alacağın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı veki, davaya konu çekin zamanaşımına uğradığını, davacı bankanın yetkili hamil olmadığını,kambiyo hukukundan kaynaklanan çek tazminatı, çek komisyonu ve avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, Daire'mizin 2009/12497-2011/5038 sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün olmadığı,bu ciroyla çeki elinde bulunduran davacının hak sahibi olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.