MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2012 tarih ve 2011/184-2012/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kanal kazıyıcı ve yükleyici iş makinesinin davalı ... şirketince makine kırılma sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde çalındığını, sigorta bedelini ödemeyen davalı hakkında takip yapıldığını, makine bedeli olarak 55.250 TL'lik kısmın kabul edilerek ödendiğini, 66.780 TL'lik kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 inkar tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu makinenin piyasa rayiç bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı hakkında 118.737,77 TL değerinde icra takibi yaptığı, davalının 55.250 TL'lik kısmına itiraz ederek ödediği, dava konusu makinenin hasar tutarının 59.500 TL olarak hesaplandığı, itiraz edilen 3.980 TL'ye itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalının icra takibine vaki kısmı itirazının kısmen iptaline, takibin itirazlı kısım ile birlikte 61.967,00 TL üzerinden 59.500,00 TL asıl alacağı, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte talepnamedeki diğer koşullarla devamına, itirazlı kısım üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ayrıca, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy