MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/10/2011 tarih ve 2011/170-2011/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 2004 yılından itibaren kendisine ait ... markası ile birlikte kullandığı "..." ibaresinin 3. sınıf emtiada marka olarak tescili için davalı kuruma başvurdunu, ancak davalının ...+ Şekil markasına istinaden yaptığı itirazın kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın ise ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru ile redde mesnet markanın benzer olmayıp, karıştırma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin uzun süredir ... şeklinde kullanımla ibare üzerinde öncelik hakkı elde ettiğini, davalının başvuruya itirazının kötüniyetli olduğunu, kaldı ki redde mesnet marka hakkında hükümsüzlük davası açıldığını ileri sürerek, müvekkilinin marka başvurusunun reddine ilişkin ... ...'in 2011-M-1126 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, markaların ve emtia sınıflarının benzer olduğunu, iltibas bulunduğunu, ibare üzerinde öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının başvurusu ile redde mesnet markanın iltibas yaratacak derecede benzer olduğu, tescili istenen ibare üzerindeki öncelik hakkının tescilli bir markanın aynısının veya benzerinin tesciline imkan vermeyeceği,hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesine de gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.