MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2011/225-2012/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Madrid Protokolüne göre ... dışında da 25. sınıfta tescil ettirilmiş olan ve ... nezdinde 24, 25 ve 26. sınıflarda müvekkili adına 2001/17355 numarası ile tescilli "..." ibareli markayla benzer ve karışıklığa sebep olacak nitelikteki "..." ibaresini davalının 25. sınıfta 2010/8739 numarası ile marka olarak tescil ettirmiş olduğunu ve ticaretini yaptığını müşerilerinin uyarısı üzerine öğrendiklerini, müvekkiline ait marka ile davalı markasının benzer olduğunu, davalının da müvekkili gibi giyim eşyaları üretip sattığını, markalar arasındaki benzerliğin ise halk nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, ileri sürerek ... nezdinde davalı adına 2010/8739 numarası ile tecilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli usul işlemleri tamamlamak suretiyle dava konusu "..." ibareli markayı 25. sınıfta tescil ettirdiğini, dava konusu markanın Türkçe anlamının "...' nın ..." olduğunu, ... özel isim olup Roma azizlerinden birinin ismi olarak bilindiğini, davacının markasındaki “....” ibaresinin çocuk veya küçük anlamına, “...” ibaresinin tek başına aşk ve sevgiyi temsil etme anlamına, “...” kelimesinin ise sır veya giz anlamına gelip, "..." ibaresinin ise bir bütün olarak çocuk sevgili ... gibi anlamsız kelimeler dizisi haline geldiğini, tarafların markalarının hem İngilizce yazılış ve okunuşlarının, hem de Türkçe karşılıklarının farklı olduğunu, davacının markasının tanınmış bir marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının marka olarak tescil ettirmiş olduğu "..." ibaresinin daha önce tescil edilen davacı markası olan "..." ibaresiyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, var olan benzerliğinde ortalama tüketici bakımından karışıklığa sebep olacağı, gerekçesiyle davanın kabülüne, ... nezdinde davalı adına tescilli olan 2010/8739 nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy