MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 tarih ve 2010/106-2012/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilince ... ibaresinin marka olarak tescili için davalı ...'ye yapılan başvurunun diğer davalı şirketin itirazı üzerine ... ...’nın ... sayılı kararı ile reddedildiğini; oysa bu ibaresinin, 18.06.2001 tarihinden bu yana müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilince 2007 yılından itibaren seri marka yaratma amacı ile dava konusu tescil başvurusunun yapıldığını, müvekkili şirketin ... veya ... ibareleri üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, redde dayanak markaların ilk olarak 11.07.2003 tarihinde davalı şirket adına tescil olunduğunu ileri sürerek, ... ...’nın 22.03.2010 tarih ve ... sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Başkanlığı vekili, dava konusu kararın yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı şirket vekili, dava konu marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markaların iltibasa neden olacak derecede birbirine benzediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunmalar ve kısmen benimsenen son bilirkişi raporuna göre, çekişmeli mallar ile aynı veya aynı tür emtianın davalı markaları kapsamında da yer aldığı, mallar yönünden yüksek düzeyli bir karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davalıya ait... ... ve ... +şekil" ibareli markalar ile başvurunun daha ön planda ve vurguyu üzerinde taşıyan ... ibaresinin görsel, işitsel ve genel izlenim itibariyle yüksek benzerlik taşıdığı, davacının önceki tarihli ... ve ... ibareli marka başvurularının tescil, itiraz ve yargılama süreçlerinin tamamlanmadığı ve taraflar arasında çekişmeli olmaya devam ettiği gibi, işaret yönünden de başvurunun farklılaştığı; dolayısıyla davacının önceki tarihli markalarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.