MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2010/223-2011/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili ; müvekkilinin “...+şekil” ibaresinin marka olarak tescili için ...’ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2010/283 kod numarasını aldığını, ...’nin başvuruyu 2001/...; 2004/...; 2005/... ve 2008/... kod numaralı markalara benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca başvuru kapsamındaki tüm emtialar ve hizmetler yönünden reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da ... ...’nun 2010-M-4118 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa işaretlerin benzer olmadığını; ortak unsur olan "..." ibaresinin coğrafi bölge adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceğini ve başvuruda tali unsur olduğnu, dolayısıyla bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ;davacı başvurusu ile redde mesnet markaların KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını,başvuru konusu marka ve redde mesnet markada esas ve belirleyici unsurun okunuş,anlam ve görsel olarak birbirinin tıpatıp aynısı olan “...’’ ibaresi olduğunu ve redde konu olan malların da aynı türden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin redde dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı veya aynı tür olmakla beraber, işaretlerin aynı yada ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun kabul edilemeyeceği, "..." ibaresinin ülkemiz ortalama tüketicisinin iyi bildiği, tarihi kültürel bağları yüksek seviyede bulunan, bir coğrafi bölgenin adı olduğu, çekişmeli mal ve hizmetler için tür, çeşit, coğrafi kaynak belirtmediği gibi; bu ada yapılacak ilaveler ile marka olarak alınması mümkün bulunan başvurudaki "..." sözcüğünün ayırt edicilik seviyesi yüksek ve asıl unsur olarak aglılanmasının mümkün olmadığı,dolayısıyla çekişme konusu 16, 35, 38 ve 41.sınıflardaki mal ve hizmetlerin ortalama alıcısı başvuruyu bir bütün olarak "...+şekil" yani "... Müzik Ödülleri+şekil" olarak algılayıp, bu bütüne markasal ayırt edicilik atfedeceği, başvurunun redde dayanak alınan markalar ile hemen hemen aynı yani ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı gerekçesiyle ... kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.