MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2011 tarih ve 2011/102-2011/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ..., ..., 2000/... ve 2010/... sayılı ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvuruda bulunduğunu, 2009/38800 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı'na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı ürünler için başvurunun tescil edilmesi halinde davacı markalarının elde ettiği güven, itibar ve tanınmışlığı haksız şekilde kullanacağını, zincir ya da seri marka olarak algılanacağını; işaretler ve mallar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu; ... ... kararının yerinde olmadığını iddia ederek davaya konu ... ...’nın 2011-M-1107 sayılı kararının 30.sınıf yönünden iptaline, tescili halinde 2009/... sayılı markanın 30.sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında, işlem sürecini özetleyerek davalı başvurusu ile redde mesnet markaların KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzer olmadıklarını, zira "..." kelimesinin genel olarak "buğday" karşılığında kullanıldığını, bu yönüyle gıda sektörünün ana hammaddesi olan "un" emtiasının ham hali olması nedeniyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu; "... " ibaresinin de yerleşim yerine işaret ettiği ve kelimelerin anlam olarak farklılaştığını, görsel, işitsel, genel izlenim olarakta farklı olduğunu bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının "..." asıl unsurlu markalarının ayırt ediciliğinin oldukça düşük ve sektörde sık kullanılan ibareler oldukları, bir kısım çekişmeli mallar için dolaylı da olsa vasıf bildirdikleri ayırt ediciliğinin sonradan kullanımla artırıldığı ve tanınmışlığına dair ileri sürülmüş bir vakıa ve kanıt bulunmadığı, dolayısıyla bu tür markalarda önceki markadan ayırt edilmeyi sağlayacak
küçük ilavelerin dahi iltibas ihtimalini ortadan kaldıracağı, başvurudaki "..." ilavesinin, başvuruyu, telaffuz, anlam ve görünüm olarak yeterince farklılaştırdığı, davacı markalarındaki şekil unsurlarının da genel izlenime katkısı olduğu, dolayısıyla başvuruda bu unsurlara yakınlaşan bir ilave bulunmadığı, genel izlenim olarak işaretlerin yeterince farklı oldukları, çekişme konusu 30. sınıftaki malların makul seviyede özenli, yeterince bilgilenmiş ortalama tüketicileri işitsel, görsel, anlam ve genel izlenim olarak yeterince farklılaşan, başvuruyu davacı markaları ile ticari, idari, ekonomik bir bağlantı olduğu yanılgısı dahil, karıştırmaları riskinin bulunmadığı 554 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4 hükümlerine dayalı red ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; başvurunun kötü niyetli olduğuna dair bir kanıt ve veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy