MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2011/93-2011/153 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan borcu üstlenen ... vekili Av. ..., davalı .... vekili Av. ...ve davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın (...) ... Şubesi’ne 19.07.1999 tarihinde 1 yıl vadeli %20 faizle 81.500 USD ve 22.07.1999 tarihinde 1 yıl vadeli %22 faizle 94.000 USD yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın ... bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatının olmadığını, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1347 Esas, 2008/4 Karar sayılı dosyasında 1.000 USD alacaklarının hüküm altına alındığını ileri sürerek, toplam 174.500 USD’nin, 81.500 USD’sinin 19.07.1999 tarihinden, 94.000 USD’sinin 22.07.1999 tarihinden itibaren 1 yıllık akdi faizi ile birlikte davalıdan hükmen tahsiline, vade sonunda ana para faiz toplamı olan 214.480 USD’ye vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş, eksik yatırılan harcı yargılama sırasında tamamlamıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile ...... Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 2 ayrı havale talimatı olsa da paranın ... A.Ş’den fiilen çıkmadığı aksi durumu ispata yaracak bir belgenin de davalı ...... ve borcu üstlenen ... tarafından sunulmadığı, davacıya ait paranın ... .... tarafından ... Bank
Off-Shore Ltd'ye aktarılmadığı, bu nedenle davalı ...... ve borcu üstlenen ...’nin birlikte sorumlu olduğu, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1347 Esas, 2008/4 Karar sayılı dosyasında 1.000 USD alacaklarının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 174.500 USD’nin dava tarihinden itibaren, fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanarak davalı banka ve borcu üstlenen ... den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55. ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasına göre, feri müdahil ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ve davalı ... ile borcu üstlenen ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak davalının davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre hüküm altına alınan miktara “hesaba yatırıldığı tarihten” itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde “dava tarihinden” itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına, yine borcu üstlenen davalı ...’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden davalı ...... ile borcu üstlenen ... yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil... .... vekilinin tüm, davacı vekilinin ve davalı ...... ile borcu üstlenen ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ...... ile borcu üstlenen ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında geçen “dava tarihinden itibaren” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “80.500 USD'nin 19.07.1999 tarihinden 94.000 USD'nin ise 22.07.1999 tarihinden itibaren" ibaresinin yazılmasına, yine davalı bankaya harç yükleyen 2 numaralı bendin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı ...... (borcu üstlenen ...) harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan toplam 116,90 TL başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılması suretiyle kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalı taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 07.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy