MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.10.2011 tarih ve 2010/2350-2011/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009/12125 sayılı ... ibareli başvurusuna, yapılan yayına müteakip müvekkili tarafından 1995/12855, 2007/45900, 2002/7806 ve 2002/22194 sayılı ... unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın YİDK'nın 2010-M-4183 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa başvurunun tescili halinde davalı şirketin müvekkilinin ... asıl unsurlu tanınmış markalarının itibarından haksız olarak yararlanacağını ve karıştırma ihtimalinin doğacağını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının yerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının markasının tanınmış olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı, bir an için markanın ayakkabı ürünlerinde tanınmış olduğu düşünülse bile markalar arasındaki benzerliğin düşük, farlkı tüketici grubuna hitap eden mal ve hizmet grupları itibariyle başvuru markasının tescil olunmasının KHK'nin 8/4 uyarınca tanınmış markanın ayırtedici gücüne veya itibarına zarar vermesi ya da davalı şirkete haksız yarar sağlamasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.