MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.01.2012 tarih ve 2004/82-2012/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalıların davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin 2002 yılı bilançosuna göre kârın 133.328.63 TL olarak göründüğü ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin daha çok kâr ettiğini, bunun giderler fazla gösterilerek düşürüldüğünü, müvekkilinin bu güne kadar hiç kâr payı almadığını, davalı ortakların şirket gelirlerinden şahsi menfaat temin ettiklerini ve şirkete ait malzemeyi özel işlerinde kullandıklarını ileri sürerek davalı şirketin gerçek kârının tespit edilerek müvekkiline düşen payın faiziyle birlikte, şirkete ait malzeme olan inşaat iskelesinin kullanma bedelinin tespit edilerek müvekkilinin payına düşen kısmının faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini ve davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili ortaklara husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirket adına 200.000 TL bedelli alacak davası açtıklarını safi kârın belirlenmesi için bu davanın sonuçlanması gerektiğini, ortaklar kurulu olarak da bu dava nedeniyle kârın dağıtılmaması kararını aldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalılar ...ve ...'in diğer davalı şirket ortakları oldukları, davalı şirketin 133.328,63 TL brüt kârın bulunduğu, davacının kâr payını davalı şirketten usulüne uygun olarak talep ettiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu yönde ortaklar kurulunca alınan bir karar olmadığı, TTK'nın 549. maddesinde limited şirketlerin hangi hallerde infisah olacağı belirtilmiş olup, kâr payının alınamaması madde kapsamında sayılmadığı ancak kâr payı dağıtmama ve diğer haklı nedenlere dayalı olarak şirketin feshinin talep olunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kâr payının istenebilmesi için, şirketin kârın dağıtılması hususunda karar alınması gerekmesine ve davacının bilançonun tasdikine ilişkin ortaklar kurulu kararının
iptali hususunda dava açmadan, süresinden sonra açılan davada bilançonun gerçeği yansıtmadığından bahisle kâr payı talep etmesinin mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy