MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.02.2012 tarih ve 20117968-2012/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin işlettiği antrepoda ardiye hizmeti verdiğini ve davalının ithal ettiği emtiayı müvekkilinin antreposuna koyduğunu,ancak antrepo ücretinin tahsili için keşide edilen faturayı ödemediğini ileri sürerek 2.660,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin ithal ettiği emtiayı davalının antreposuna bıraktığını ve emtianın geçici depolama yeri eşya defterine kaydedildiğini, olaya uygulanması gereken 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince geçici depolama rejimine tabi tutulan emtia üzerinde yasada belirlenen sürede işlem yapılmaması nedeniyle, davacının tasfiye işlemlerini başlatarak antrepo alacağının tasfiyeden elde edilecek paradan alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma sonucu davalının daha önceden bir kısım eşyaların işlemlerini tamamlayarak davacının antreposundan ardiye ücretini ödemek suretiyle malları teslim aldığı, bu nedenle davacı firmanın talep ettiği ardiye ücretinin antrepoda eşya tasfiyeye tabi tutulmuş olsa dahi ödeyeceğini bildirdiği, eşyaların tasfiyeye tabi tutulmasının ardiye ücreti açsından bir istisna olduğu, davacı firmanın davalı firmaya kestiği ardiye hizmetleri faturasının tutarını eşyalar yönünden tasfiye rejimi uygulansa dahi davalı tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile 2.660,00 TL'nin 02.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 53,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy