MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2011 tarih ve 2008/533-2011/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...'nin 09.11.2004 tarihli ve 18.11.2004 tarihli gümrük beyannamelerine konu emtiaların gümrük işlemlerinin teminatı olarak 19.11.2007 tarihine kadar geçerli 9.474,70 TL ve 09.11.2007 tarihine kadar geçerli 24.100,00 TL’lik iki adet teminat mektubuna karşılık olmak üzere müvekkilinin hesabında toplam 33.579,70 YTL’ye bloke konulduğunu, teminat mektuplarının vadelerinin dolduğunu, ... Müdürlüğü’nce davalı bankadan herhangi bir talepte bulunulmadığını, bankanın üstlendiği bir risk bulunmamasına rağmen müvekkilinin hesabındaki blokenin kaldırılmadığını ileri sürerek, 33.579,70 YTL üzerindeki blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu teminat mektuplarında sadece 09.11.2007 ve 19.11.2007 tarihine kadar geçerli olacağının yazılı olduğunu, süre sonunda başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair hüküm bulunmadığını, BK’nun 110/2 maddesine göre vade kaydını taşıyan tüm teminat mektuplarının vade sonunda hükümsüz olmasının söz konusu olmadığını, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca vade kaydını taşıyan teminat mektuplarında teminat mektubu iade edilmemiş ise 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebi ileri sürülebileceğini, teminat mektupları ilgililerince iade edilmediğinden müvekkili bankanın şarta bağlı sorumluluğu 10 yıllık zamanaşımı süresince devam edeceğinden hesap üzerindeki blokenin kaldırılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu teminat mektuplarında 19.11.2007 ve 09.11.2007 tarihine kadar geçerli olduğunun açıkça yazılı olduğu, bu şerhler dışında başkaca şart konulmadığı, teminat mektuplarının vade sonunda hükümsüz hale gelebilmeleri için BK'nun 110. maddesi anlamında bir sözleşme haline getirilmesi ve "vade tarihine kadar başvurulmadığı takdirde teminat mektubunun hükümsüz hale geleceği" hususunun açık ve net olarak teminat mektubu metnine yazılması gerektiği, bu yazılmadığı takdirde vade dolsa bile vadeden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebi ileri sürülebileceğinden bu sürenin dolmasının bekleneceği, sadece vade kaydını taşıyan dava konusu teminat mektupları henüz iade edilmediğinden, 10 yıllık zamanaşımı süresi de dolmayıp bu süre içerisinde tazmin talebi ileri sürülebileceğinden davacının hesabı üzerindeki blokenin kaldırılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu teminat mektupları metninde vade içinde tazmin talebinde bulunulması gerektiğinin kararlaştırılmamış olmasına ve riskin de teminat mektuplarının süresi içinde gerçekleşmiş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy