MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/02/2012 tarih ve 2009/164-2012/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin babası tarafından, gayr-i reşit olduğu dönemlerde müvekkili adına davalı banka şubesine 19.06.1989 tarihinde yatırılan 9.887,00 TL'nin davalı banka şubesi tarafından Maliye Hazinesine irat kaydedildiğini, bu işlem yapılırken her hangi bir bilgilendirme yapılmadığını ileri sürerek, 9.887,00 TL'nin 19.06.1990 tarihinden itibaren %64 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, söz konusu mevduatın TMSF'ye devredildiğini, davanın o kuruma karşı açılması gerektiğini savunarak davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımı bakımından reddini gerektiğini, Bankalar Kanunu 10/4, 62. maddelerine göre talep edilen mevduatın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sahiplerince aranmayan paraların tasarruf yetkisinin Merkez Bankası ve ya TMSF'de bulunduğu, Maliye Hazinesinin bu paralarla bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, dava konusu vadeli mevduat hesabına 19.06.1989 tarihinde yatırılan para miktarı doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihteki miktarı itibariyle zamanaşımına uğraması için mevduat sahibine bildirimde bulunulması zorunlu olmadığı, paranın davalı banka şubesi tarafından Merkez Bankasına aktarılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı banka şubesi bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.