MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2011 tarih ve 2010/74-2011/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ... ili, ... mezrasında bulunan köylülerin ürettikleri ürünleri değerlendirmek amacıyla kurulduğunu, kooperatifin “AYDER” ibaresi için marka tescil başvurusunun davalı şirketin “AYDER+şekil” markası nedeniyle reddedildiğini, davalının 29 ve 30. sınıflardaki ürünlerin Ayder yöresinin coğrafi işaret kapsamındaki ürünleri olduğunu, davalı şirketin 30. sınıftaki mal ve hizmetlerde kullanımı bulunmadığını ileri sürerek davalı şirketin markasının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi gereğince kullanmama nedeniyle iptaline, mahkeme aksi kanaatte ise davalının MK .... maddesine göre kötüniyetle tescil ettirdiği markasının bütünüyle iptali ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı şirketin tescil başvurusunun kısmen kabul edildiğini, başvurunun ilanına yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu konuda ... tarafından bir karar alınmadığını, KHK 14 ve 42. maddeleri gereğince kullanmama sebebiyle hükümsüzlük davasında müvekkili kuruma husumet yönetilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası için tescil kapsamındaki ürünler yönünden 5 yıllık kullanmama süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, kötüniyet nedeniyle hükümsüzlüğü istenen markanın tek başına AYDER ibaresinden mevcut olmadığı, bu durumda tescil engelinden söz edilemeyeceği, AYDER ibaresinin 29 ve 30 sınıf ürünler yönünden meşhur olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi, coğrafi işaret olarak da tescil olunmadığı, ...'da kurulan bir şirketin markasında AYDER ibaresine yer vermesinin kötü niyetli ve aldatıcı marka tescili olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... yönünden ise, hükümsüzlük istemli davalarda ...'nin davalı gösterilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy