MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2009 tarih ve 2007/270-2009/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin 1968 yılından bu yana "..." unvanını kullandığını, bu unvanın 1994 yılında marka olarak tescil edildiğini, markanın tanınmış marka olduğunu, davalı ... tarafından esas unsurunu “...” ibaresinin oluşturduğu markanın tescili için yapılan başvuruya müvekkilince yapılan itiraz ile bu karara karşı yapılan itirazın markalar arasında karıştırılma olasılığının bulunmadığı ve "..." kelimesinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nın 06.09.2007 tarih ve 2007-M-5187 sayılı kararının iptali ile davalı adına yapılan marka tescil başvurusunun reddini ve tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğü ile terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, yukarıda açıklanan gerekçelerle YİDK'nın anılan kararının iptalini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili, müvekkiline ait marka ile davacı markasının kapsadığı mal ve hizmet sınıfları yönünden farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış bir marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 33. sınıfta yer alan emtialarla ilgili olarak marka başvurusu yaptığı, davacı markalarının ise, 12, 14, 16, 18, 20, 21, 39, 41 ve 42. mal/hizmet sınıflarında tescilli bulunduğu, buna göre tarafların markalarının kapsadığı mal/hizmetlerin aynı tüketici kitlesinin aynı ihtiyacını gideren, birbirlerinin yerine ikame edilebilen mallar/hizmetler olmadığı, ancak davacının 181082 sayılı markasının "yiyecek ve içecek temini" genel tanımlı hizmet sınıfını kapsadığından, davaya konu marka başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin 181082 sayılı davacı markası kapsamındaki mal/hizmet bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, her ne kadar davacı markaları birer bütün olarak davalı başvurusuna konu işaretle aynı olmasa da, davacı markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin anlamsal, fonetik ve işitsel açılardan davalı başvurusuna konu işaretle aynı olduğundan, davalı başvurusunun davacı markaları ile karıştırılabileceği gibi, işletmeler arasında idari/ekonomik bir bağlantı bulunduğu kanaatini de uyandırabileceği, davacı markasının tanınmış olduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı TPE ve ... hakkındaki davanın kabulü ile TPE YİDK'nın 06.09.2007 tarih ve 2007-M-5187 sayılı kararının iptaline, davalı ... adına tescilli 02.01.2006 tarih ve 2006/00067 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, 18/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy