MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/02/2010 tarih ve 2007/534-2010/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 22.05.2007 tarihinde yapılmış bulunan olağan genel kurul toplantısına ilişkin olarak TTK'nun 362. maddesi kapsamında şirkete ait bilanço ve raporların şirket merkezinde inceleme için hazır bulundurulmadığını, bu durumun 04.05.2007 tarihli noter tutanağı ile tespit edildiğini, hissedarların şirketin gelir gider tablolarını, murakıp raporlarını vs. belgeleri inceleyemediklerini, yine TTK.'nun 377. maddesi kapsamında bilançonun tasdiki hakkındaki müzakerenin, 26.12.2006 tarihli genel kurulda da 1 ay içerisinde görüşülmek üzere ertelenmesine karar verilmiş ise de, toplantının 6 aya yakın bir süre geçtikten sonra yapıldığını bu durumun şirketin ciddiyetsiz yönetildiğini gösterdiğini, davalı şirketin genel merkezinin değiştirilmesine rağmen bu durumun hissedarlara bildirilmediğini, şirkete 2003 yılı için denetçi seçilmiş olup, 2004 ve 2005 yıllarında genel kurul toplantısının yapılamaması sebebiyle şirketin denetçisiz kaldığını, süreleri bitmiş olan denetçilerin düzenledikleri raporlara göre genel kurul yapıldığını, denetimsiz kalmış olan şirketin yönetiminin kendiliğinden feshedilmiş sayılmasına rağmen yönetimin görevine devam ederek dava konusu genel kurulu yaptığını, bilançonun doğru hazırlanmadığını, dönem zararının tutarının bilançoda gösterilmediğini, şirketin gayri ciddi yönetildiğini belirterek 22.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ve şirket yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerde esas sözleşmeye, yasaya, iyiniyet kurallarına aykırı bir durum bulunmadığını, 22.05.2007 tarihli toplantı için ibraz süresinin 07.05.2007 itibariyle başladığını, 04.05.2007 tarihli noter tutanağının kötü niyetli olarak düzenlendiğini, TTK'nun 377. maddesindeki 1 aylık sürenin kesin süre olmadığını, şirkette organ boşluğu bulunmaması sebebiyle şirkete kayyım tayini isteminin yerinde olmadığını, bilançoya ilişkin herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul kararının sadece TTK.'nun 362. maddesine aykırılık nedeniyle iptalinin mümkün olmadığı, somut olayda kanunda öngörülen onbeş günlük sürenin başlangıç tarihinin 07.05.2007 olmasına rağmen, davacı tarafça tutulan noter tutanağının 04.05.2007 tarihinde düzenlenmiş olduğu, 2003 yılına ait bilançonun usulüne uygun düzenlendiği, genel kurul kararının iptalini gerektirecek bir aykırılık bulunmadığı, anonim şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olup, davalı şirketin organsız kalmasının söz konusu olmadığı, davalı şirket deneticisi her ne kadar bir yıl süre ile seçilmiş ise de yeni denetçi seçilinceye kadar görevinin devam ettiği, genel kurul kararlarının iptali ve şirkete kayyım atanması istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.