MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2012 tarih ve 2011/345-2012/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve borcu üstlenen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin ... A.Ş. ... Şubesi'nde 22/11/1999 da hesap açtırmak istediğini, ancak davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi ve telkinleri ile ... ... LTD'ye 15.190 TL aktarılması yönünde havale formu imzaladığını ve bu talimatı ile hesap açtırdığı ve bu hesaba ilişkin bir hesap cüzdanının davalı bankaca murise verildiğini,22/12/1999 tarihinde davalı bankaya ... tarafından el konulduğunda ... ... LTD'nin aslında varolmadığını ve dolandırıldığını anladığını, dava konusu alacağı için ... LTD aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde bir sonuç alınamadığı, ... LTD'nin hiçbir malvarlığının olmadığının anlaşıldığını ve aciz vesikası alındığını, murisin hesaba yatırdığı dava konusu alacağın yurt dışı hesabına aktarılmayarak davalı banka nezdinde tutulduğunu, bu alacaktan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 15.190 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ve Feri Müdahil vekili; müvekkili banka ile ...LTD'nin farklı tüzelkişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, davacıların murisinin alacağının müvekkili nezdinde olmayıp ... LTD nezdinde olduğundan davanın husumetten reddinin gerektiğini, yine dava zamanaşımının dolduğunu, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacıların murisinin kendi rızası ile parasını daha çok faiz getirisi sağladığı için yurt dışı hesaba aktardığını, bu hesabın devlet güvencesinde olmadığı hususunda müvekkili bankanın çalışanları tarafından uyarıldığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydı ile müterafik kusurunun bulunduğunu, yine davacıların murisinin sözkonusu parayı ... hesabına aktarılması talebinin müvekkilince yerine getirilmemesi halinde bankacılık hukuku gereği sorumlu tutulacağını,alacağa uygulanması gereken faizin vadesiz hesaplara uygulanan faiz olması gerektiği, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını savunarak davanın husumetten olmadığı takdirde esastan reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporunun içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; havale işlemlerinin her ne kadar davacıların murisinin imzası ve yazılı talimatı ile yapılmış ise de; havale edilmek istenen dava konusu alacağın ... ... LTD hesabına geçmediği davalı banka nezdinde kaldığı, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.190 TL alacağın 22/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve borcu üstlenen vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve borcu üstlenen vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz edenler harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy