MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2011 tarih ve 2011/161-2011/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'nun 2008 yılında vefat ettiğini, murisin daha önce aracı ile davalı tarafa ait işyerinin taşımacılık işlerini yaptığını, murisin ölümü sonrası müvekkilleri ile davalı tarafın biraraya gelerek murisin davalı taraftan mevcut alacakları hususunda 23.04.2009 tarihli belgeyi hazırladıklarını, buna göre davalı tarafın müvekkillerine 46.800 TL asıl alacak ve 3.428.10 TL işlemiş faiz olmak üzere borçlu olduğunu, davalı tarafça süresi içinde borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı taraf aleyhine girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, davacıların murisinin müvekkilinin ortağı ve temsilcisi olduğu şirketin taşıma işlerini yaptığını, borçlunun şirket olduğunu, 23.04.2009 tarihli belgeyi şirketi temsilen imzaladığını, şirket borcundan müvekkilinin şahsi olarak sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir..
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacıların murisinin daha önce kendi aracı ile davalı asilin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu bir şirkete ait işyerinin taşımacılığını yaptığı, bu hususun davalı tarafından da kabul edildiği, murisin ölümü sonrası mirasçıları olan davacılar ile davalı tarafın biraraya gelerek murisin mevcut alacakları hususunda 23.04.2009 tarihli belgeyi hazırladıkları, davalı tarafça belirtilen sözleşme içeriğine ve altındaki imzaya herhangi bir şekilde itirazda bulunulmadığı, her ne kadar davalı vekili tarafından belirtilen sözleşmenin müvekkilinin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu şirket adına yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de, davalı asilin sözleşme altında bulunan imzasının şirket kaşesi altında atılmadığı gibi, sözleşmede imzanın şirket adına temsilen atıldığı ibaresinin de bulunmadığı, bu durumda davalı tarafın belirtilen sözleşme gereğince şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin devamına, alacak likit olduğundan 18.720 TL icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.736,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/01/2013tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy