MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2011/187-2012/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli “Temaslı Temassız, Kredi Kartlı, Dokunmatik veya Duşlu, Klavyeli Yazar Kasa” başlıklı 2010/5102 yevmiye numaralı faydalı modelin yeni olmadığın ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ürününün yeni ve farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıya ait dava konusu faydalı modelin başvuru tarihi itibariyle yeni olduğu ve faydalı model olarak tescil edilmesi için gerekli olan şartları taşıdığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 551 sayılı KHK’nın 165 ve ilgili maddeleri uyarınca açılmış olan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, bilirkişi görüşüne itibar edilerek davalıya ait dava konusu faydalı modelin başvuru tarihi itibariyle yeni olduğu ve faydalı model olarak tescil edilmesi için gerekli olan şartları taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu faydalı model balgesinin yeni olmadığı, daha önce kullanıldığı belirtilerek, bilirkişi raporuna itiraz edildiği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava konusu faydalı modelin yeni olmadığını gösteren patentlere yer verildiği anlaşıldığından, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde gösterilen diğer patent ve deliller toplanıp, dava konusu faydalı modelin tescil şartlarının bulunup bulunmadığının tespiti için davacı itirazlarını da karşılar şekilde bilirkişi incelemesi yapılması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece mümeyyiz davacının sonuca etkili, ciddi ve esaslı itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış, ek ya da yeni bir rapor alınması yoluna da gidilmemiştir. Buna göre eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.