MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../04/2012 tarih ve 2011/50-2012/73 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesiyle, müvekkilinin davalı ... A.Ş.'nin yaptığı yoğun reklam kampanyası ve çalışanlarının da etkisiyle davalı bankanın ... Şubesi'ne müracaatla hesaplar açtığını, davacının bu hesabı açtırırken davalı banka şubesi çalışanlarınca ... hesaplar konusunda güvence verilmesinin ve davalı bankanın güvencesinde olduğunun bildirilmesinin etkisinin olduğununu, davalı bankanın yaptığı işlemlerden dolayı bankanın yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ....1999 tarihinde el konulduğunu, davalı bankanın taahhüt ve güvencelerine rağmen ... mevduatlarının hesap sahiplerine ödenmediğini, teftiş raporu ile ... yöneticilerinin ... mudilerinin paralarını davalı banka paravan olarak kullanılarak suistimal edildiğinin belirlendiğini, davalı bankanın ... bankaya havale edilmiş gibi gösterilen paranın havale edilmediğini ileri sürerek, davalı bankaya yatırılan miktarları ve vade tarihleri belirtilen davaya konu meblağların vade tarihlerinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun .../.... maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile 20.000 TL manevi tazminatın ise yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ihbar edilen vekili, davacının kendi isteği ile mevduatını dava dışı ... şirketinde değerlendirdiğini, müvekkili banka tarafından davacı mudinin yanıltılmasının ya da iradesinin sakatlanmasının sözkonusu olmadığını, davacıya ait paranın ... ... Ltd.nin ... Merkez Şubesi nezdindeki hesaplarına geçtiğini, davalı bankanın görevinin yalnızca davacı mudiye ait parayı dava dışı ... şirketine ait hesaba havale etmekten ibaret olduğunu, paranın ... bankasınca hesap sahibine ödenmemesinin sorumluluğunun garantisi, kefaleti ya da taahhüdü bulunmayan davalı bankaya ait olamayacağını, mevduat sorumluluğun tamamiyle ... bankaya ait olduğunu, yatırılan paranın vadesiz hesapta olduğu da gözetilerek uygulanacak faiz oranın vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini savunarak, davanın zamanaşımı, husumet, yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava zamanaşımının gerçekleşmediği, davacının bir miktar mevduatını değerlendirmek maksadıyla davalı bankanın ... Şubesi'ne gelerek 01/.../1999 tarihinde ... hesabına yatırması ile başlayan hukuki süreçte, mudilerce ... hesaplarına yatırılan paraların davalı bankaya ait merkez şubede bulunan hesapta toplandığı, kayıtlar üzerinde yutdışında faaliyet gösteren ... ... Ltd. Şirketi'ne gönderilmiş gibi gösterilen paraların hiçbirinin böyle bir şirkete gönderilmediği, mudilerden toplanan paraların davalı banka yöneticisi ve hakim ortağı ...'e ait şirketlere usulsüz krediler sağlanmak suretiyle tüketildiği, esasında bu şirketlerin dahi paravan şirketler olduğu, ... dışında kurulu bulunduğu söylenen ... şirketinin de ... dışında başkaca ... şirketi var iken sırf mudilerin paralarını, yüksek faiz getirisi ve vaadiyle kandırarak, kendisine ait şirketlere aktarmak amacıyla dolandırıcılık amacıyla kurulduğu, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu, davalı banka yöneticisi ve hakim ortağı ...ve bazı banka yöneticilerinin bankayı aracı kılmak suretiyle mudileri dolandırdığı, ceza mahkemesindeki maddi vakıaların varlığına ilişkin tespitlerin ve sübut sonuçlarının BK.'nun 53.maddesi kapsamında hukuk mahkemesini bağlayacağı, davalının ticari şirket olması gözönüne alınarak mevduatın yatırıldığı tarihten itibaren reeskont faizi ile beraber hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy