MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2011 tarih ve 2011/767-2011/948 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla dava dışı üçüncü kişilerce havale yapılarak hesabın boşaltıldığını, gerekli önlemleri almayan davalı Banka'nın bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.750 TL'nin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, BK'nun 306, 307 ve 472/1. maddeleri uyarınca usulsüz işlemle çekilen paranın doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, ispat yükü kendisinde olan davalı Banka tarafından davacıya verilen şifre ve parolanın davacının kususu ile ele geçirildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile 1.750 TL alacağın olay tarihi olan 07/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 93,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy