MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2011/48-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, dava konusu emtiaların müvekkili sigorta şirketi nezdinde “Nakliyat sigorta poliçesi” ile sigortalandığını, davalının emtiaların Türkiye’den ...’ya naklini üstlendiğini, ...’da yaşanan hırsızlık olayı sonucunda emtiaların çalındığını, ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu ve olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 39.756,00 TL ödendiğini, TTK’nın 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL’nin ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslahla talebini 8.798,14 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, taşımada meydana gelen hırsızlık zararından davalı taşımacının sorumlu olduğu, davalının ... hükümleri gereğince sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.096,31 TL rücuen tazminat alacağının ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı sigorta rücu istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. 03.12.2010 günlü 27774 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği 2010-2011
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 12. maddesinin “Belirlenen bu ücret tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” şeklindeki son cümlesinin yürütülmesi, mahkemece verilen karardan önce, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.06.2011 gün 2011/321 YD İtiraz nolu kararı uyarınca durdurulmuştur. Bu itibarla kabul edilen kısım üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan ''….1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' kısmının hükümden çıkarılarak yerine ''….971,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 432,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.