Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 16/02/2012 tarih ve 2009/119-2012/33 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... Aslan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından hazırlanıp geliştirilen “” adlı yazılımın aynı zamanda marka olarak da müvekkili adına tescil edildiğini, bu programın davalı tarafından kullanılmasına izin verildiğini, ancak bir süre sonra tarafından anılan yazılım programının başarısı nedeniyle davalı ve çalışanlarına ödül verildiğini, davalının bu ödülü reklam amaçlı internet sitesinde yazdığını, oysa programı hazırlayan ve geliştirenin ve tüm hak sahipliğinin müvekkili olduğunu, davalının yazılımı kendi icatları gibi gösterdiğini, eserin mali haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin programını kendisinin geliştirdiğine dair bir beyanda bulunmadığını, ödül alan personelin müvekkili tarafından ödüle aday gösterilmediğini ve bu kişilerin ödülü müvekkili adına değil kendi adlarına aldıklarını, ödül alınmasından dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket çalışanlarının davacıya ait yazılım programı nedeniyle Milli Prodüktivite Merkezi tarafından verilen verimlilik ödülünü aldıkları, davalı tarafından davacıya ait yazılım ile ilgili açıklamalar yapılıp, bu yazılım nedeniyle verimliliğin artırıldığı ve maliyetlerin düşürüldüğü şeklinde açıklamalar yapıldığı, davalının davacıya ait programın kendi çalışanları tarafından geliştirildiğine yönelik tanıtım yaptığı, bu durumun eser sahipliğinden kaynaklanan adın belirtilmesi biçimindeki manevi hakkı ihlal ettiği, ancak davalının kullanımının
.../...
-2-
anlamında temsil hakkı kapsamında kalmadığı, dolayısıyla davacının 68/1. maddesine göre tazminat talebinde bulunamayacağı, bununla birlikte davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, davalının eylemi nedeniyle davacının müşteri kaybına uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 535,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy