MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 tarih ve 2011/16-2011/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadan internet bankacılığı yapma talebi olmayan dolayısıyla banka ile ayrıca ve açıkça internet bankacılığı işlemlerini içeren sözleşme imzalamayan, internet bankacılığı için gerekli şifre vs. program talep etmeyen, olay tarihine kadar da kredi kartı ile internet üzerinden işlem yapmayan müvekkilinin, davalı bankanın ... Şubesi'nden aldığı “...” tipi kredi kartı ile 16.12.2007 tarihinde internet yoluyla müvekkilinin bilgisi dışında 95 adet işlemle 7.044,60 TL tutarında cep telefonu kontörü satın alınmış olduğunu, bankanın müvekkilinin geçmişinde hiç olmayan aynı gün içinde tekrarlanan anormal işlem konusunda müvekkilini ikaz etmediğini gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, kusurlu hareketiyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, olayın müvekkilinin ruhsal durumunu olumsuz yönde etkilediğini, bankanın yaşanan mağduriyet konusunda pasif davranışının müvekkilinin üzülmesine ve güvensizlik duymasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek bankanın ihmali ile çalınan 7.044,60 TL ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hiç kimse ile paylaşmaması gereken şifresi girilerek 3D Secure Güvenlik Uygulaması kapsamında işlem yapan “...” sitesinden işlem yapmış olduğunu, bu işlemin internet bankacılığı işlemi olmayıp kredi kartı ve bilgileri girilerek yapılan kredi kartı işlemi olduğunu, 5464 Sayılı Yasa'nın 16., üyelik sözleşmesinin 7/2. maddesi uyarınca davacının hamili olduğu kredi kartına ait kredi kartı şifresi dahil tüm bilgileri özenle muhafaza ettiğini ispat etmek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bir güven kuruluşu olan bankanın aynı gün içinde anormal şekilde 95 kez tekrarlanan cep telefonu kontörü satışından şüphelenerek kart hamilini uyarmamış ve gerekli tedbiri almamış olması karşısında hafif ihmalinden de olsa sebebiyet verdiği maddi zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile 7.044,00 TL maddi tazminatın 16/12/2007 tarihinden itibaren avans faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, olayın davacının ruhsal bütünlüğünü bozduğu, onun ruhsal durumuna ağır darbe teşkil ettiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle de manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 332,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy