MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2010/20-2012/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri olduklarını, davalı şirketin 26/12/2009 ve 30/01/2010 tarihli genel kurul toplantılarında oybirliği ile ibra edilmediklerini, oy çokluğu ile ibra edildikleri şeklinde alınan kararın ... Ticaret Sicil Memurluğu’nca dikkate alınmadığını, tescil taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle TTK'nın 381 maddesi hükmünün gözetilerek, müvekkillerinin ibra edilmiş sayılmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirketi temsilen duruşmalara katılan olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıkların şirket ana sözleşmesindeki hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği, asıl olanın sözleşmenin aynen uygulanması ve tarafların sözleşme koşullarına bağlı olmaları olduğu, şirket ana sözleşmesine uygun olarak oybirliği ile ibra edilmeyen davacıların mahkemece ibra edilmiş sayılmalarına şeklinde karar verilmesinin mahkemenin görevi olmadığı, kararlara muhalif kalan şirket ortağı ...'a yönelik olarak açılmış bir davada bulunmadığına göre mahkemenin şirket ana sözleşmesinde belirlenenlerin aksine karar vermesi mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacılar aleyhine davalı şirketçe sorumluluk davası açılması için makul bir sürenin geçmemiş olmasına ve davacıların ibra hususunun açılabilecek sorumluluk davasında tartışılacak olmasına, şirkete kayyım tayininin işbu davanın reddi sonucunu değiştirmeyecek olmasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 76,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.