MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'nin davalı şirketin 70/210 pay sahibi ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, daha önce ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/324 Esas sayılı dosyasında açmış bulundukları dava ile TTK’nın 367. maddesi uyarınca kötü idare edilen şirketin genel kurul yapma yetkisinin davacı tarafa verilmesi ve TTK’nın 435. maddesi uyarınca fiilen organsız kalan şirket hakkında lüzumlu tedbirlerin alınması ve şirkete kayyum ve/veya özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını, bu dosyadan aldırılan 08.01.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu iddia ve taleplerinin yerinde olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine davalı şirketin 08.02.2010 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, şirket hesaplarının incelenmesi için özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını ancak taleplerinin genel kurul tarafından oylanarak reddedildiğini, bilançonun tasdikinin oylanması konusundaki genel kurulun ise bir ay süre ile ertelenmesine karar verildiğini ileri sürerek, TTK’nın 348/2. maddesi uyarınca kötü idare edilen şirketin bilançosunun gerçekliğinin tespiti için bir özel denetçi tayin edilerek şirket hesaplarının denetlenmesine ve davalı şirketin ertelenen genel kurul toplantısının yapılmama ihtimaline binaen özel denetçiye genel kurulu yapma yetkisinin de verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, özel denetçi tayini için TTK’nın 348. maddesinde öngörülen şartların yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin 2007-2008 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının 08.02.2010 tarihinde yapıldığını ve bilançonun tasdiki ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ibra edilmelerine dair gündem maddelerinin görüşülmesinin TTK’nın 377. maddesi uyarınca 1 ay süre ile ertelenmesine karar verildiğini, bu konuda alınmış kararlar ortada iken davacının yeniden bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin 08.02.2010 tarihli genel kuruluna vekili aracılığıyla katılarak bir suistimalin vuku bulup bulmadığını tetkik bakımından 2007-2008 yıllarına ait şirket hesaplarının denetlenmesi konusunda özel denetçi tayinini talep hak ve yetkisinin doğduğu, davalı şirket genel kurulunda her ne kadar 2007-2008 yıllarına ait bilançonun görüşülmesi, oylanması, kar-zarar hesabının tasdiki, kar paylarınn dağıtımı ve şirket yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ibrasının görüşülmesi TTK’nın 377. maddesine göre 1 ay süre ile ertelenmiş ise de, 08.03.2010 tarihinde anılan zorunlu gündem ile toplanması beklenen genel kurulun toplanmadığı, bu tarihten sonra ilk kez yapılan genel kurul toplantısının 25.05.2011 tarihinde yapıldığı ancak anılan genel kurul gündeminde de, daha önce ertelenen bilançonun tasdiki ile yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasına ilişkin madde hükümleri görüşülmediğinden ertelenen genel kurulun halen yapılmamış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacı ortağın şirket yönetiminde ve hesaplarında bir usulsüzlüğün olup olmadığının incelenmesi bakımından özel denetçi tayini talebinin yerinde görüldüğü, her ne kadar özel denetçiye, ertelenen genel kurulun yapılmama ihtimaline binaen genel kurul yapma yetkisinin de verilmesi talebinde bulunulmuş ise de, ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/324 Esas sayılı dosyasında 08.02.2010 tarihinde ve bilahare dava süreci devam ederken yapılan davalı şirketin 25.05.2011 tarihli genel kurullarında davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin seçilerek atandığı, şirketin organsız bulunmadığı, öte yandan mevcut yönetim organları şirket genel kurulunun toplanması konusunda girişimde bulunmadıkları takdirde davacı azınlık pay sahibinin bu yetkinin kendisine verilmesini kanun çerçevesinde mahkemeden talep edebileceği, şirket organı olamayan özel denetçiye ise bu konuda yetki verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2007 ve 2008 yıllarına ait hesap ve bilanço denetimi görevi ile sınırlı olmak üzere TKK'nın 348.maddesi uyarınca özel denetçi tayinine, özel denetçiye genel kurul yapma yetkisinin verilmesine dair istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy