MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar (Kapatılan) .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/.../2011 tarih ve 2010/561-2011/1138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... ile davalı şirket arasında danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bu danışmanlık sözleşmesinde taraflar kısmında davacı şirketin de zikredildiğini, sözleşmenin .... maddesinin .... paragrafında davalı tarafından, verilecek müşavirlik hizmetleri karşılığında danışmana her ayın sonunda (yukarıda kayıtlı firma tarafından düzenlenecek fatura karşılığında) ücretinin ödeneceğinin düzenlendiğini, danışmanlık sözleşmesi gereğince danışman ... tarafından verilen müşavirlik hizmeti için davacı tarafından kesilen faturalar karşılığı danışman ...'ün hesabına yatırılsa da davalı adına kesilen ... adet faturanın bedeli olan ....310,00 TL'nin ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek, ....310,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin, davalı şirket ile ... arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesinin tarafı olmadığını, ...'ün vereceği danışmanlık hizmetleri için fatura kesmesi gerektiği, ancak bir şirket ortağı ya da şahsen vergi mükellefi olmaması sebebiyle faturaların davacı tarafından kesildiğini, davacı tarafından davalıya herhangi bir hizmet verilmediğini, fatura karşılığı ödemelerin ...'e ait banka hesabına yatırıldığını, davanın bu suretle, husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının aynı alacak iddiasıyla yaptığı icra takibine müvekkilinin itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduğunu, davacının davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının davada husumet yetkisinin olmadığı gerekçesiyle, husumet yokluğundan (davacının davada taraf ehliyeti olmadığından) davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy