MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Sulh Hukuk (... .... Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 07.07.2011 tarih ve 2009/1231-2011/905 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, hamili olduğu evine giren hırsızlar tarafından çalınan 18/08/2009 keşide tarihli 5.553,83 TL. bedelli, keşidecisi Borsa Lok. İşl. San. ve Tic. A. Ş. olan çekin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, davalının bu çekin gerçek ve haklı hamili olmadığını ileri sürerek, dava konusu çekin istirdadına ve kendisine teslimine, çek bedelinin tahsili halinde talebinin bedele dönüştürülmesine, çek bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli, meşru hamil olduğunu, davacının hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusuru olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, çalıntı olan çeke hangi ticari ilişkiye dayanılarak iyi niyetli hamil olunduğu yönünde davalı tarafından mahkemeye samimi ve inandırıcı delil sunulamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Garanti Bankası ... Şubesi, 18/08/2009 keşide tarihli ...ve Tic. A.Ş. olan 5.553,83 TL tutarlı çekin istirdatına ve davacıya teslimine, çek bedelinin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, yetkili hamili olduğu çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmış; mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 704'üncü maddesinde “Çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” hükmü düzenlenmiş; temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792 inci maddesinde de aynı doğrultuda “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek
sözkonusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” düzenlemesine yer verilmiştir. belirtilen kanun hükümleri uyarınca bu davada, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir. Aksi halin kabulü kıymatli evrakın “mücerretlik” ilkesini ortadan kaldırır. Bu suretle; somut olayda mahkemece, ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilerek, yukarıda açıklanan kanun maddeleri hükümleri çerçevesinde taraf delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.