MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2011/136-2011/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Park Menkul Değerler A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğinden 17.10.2000 tarihinde istifa etmesine rağmen, dava dışı şirketin 1998-1999-2000 yıllarına ait fon ödentilerinin ödenmemesi nedeniyle davalı tarafından müvekkili aleyhine yönetim kurulu üyesi olduğu gerekçesiyle icra takibi yapıldığını, oysa davalı bünyesinde faaliyet gösteren Yatırımcıları Koruma Fonu Yönetmeliği'nin 21/9/2001 tarihinde yürürlüğü girip icra takibine konu ödenti alacağının bu tarihten sonra muaccel hale geldiğini, şirket borcu nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi hallerinin kanunda sınırlı şekilde sayıldığını, icra takibine konu alacağın bunlardan olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu fon ödentilerinin davacının dava dışı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olduğunu, bu alacakla ilgili olarak yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebileceğine ilişkin kararın, Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği'nin 64/4 maddesine uygun olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28.08.2002 tarihli toplantısında belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı şirket yönetim kurulu üyeliğinden 17/10/2010 tarihinde istifa ettiği, Yatırımcıları Koruma Fonu Yönetmeliği'nin 21/6/2001 tarihnde yürürlüğü girdiği, fon ödentilerinin, yönetmeliğin yürürlüğe girişini takip eden 1 ay içinde fon hesabına yatırılması gerektiği, davacının bu borcun tahaakuk tarihinden önce yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı bu halde anılan yönetmelikte önceki yönetim kurulu üyesinin şahsi sorumluluğunun bulunduğuna dair bir düzenleme olmadığı, bu nedenle davacının icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul 6.İcra Dairesi'nin 2005/3878 sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmadığından kötü niyet tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin, temyiz itirazlarında, gerekçeli kararda çelişki oluşturduğunu ileri sürdüğü hususların, mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL temyiz başvuru harcının ve 594,30 TL başvuru ilam harcının davalıdan alınmasına, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy