MAHKEMESİ: ... 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2010/131-2011/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, ... 'nın varisleri ile düzenlenen sözleşme ve devir uyarınca şairin/yazarın eserleri üzerinde müvekkilinin çoğaltma, yayma, satma hakkına sahip olduğunu, ayrıca müvekkilinin eseri işleyen ve meydana getiren olarak işleme eser sahibi sıfatına haiz bulunduğunu, davalının hukuka aykırı bir surette şairin ... isimli kitabını basarak yayınladığını ileri sürerek davalı tarafından yapılan tecavüzünün men'ini, ref'ini, yazara ait eserlerin çoğaltılmasının, yayılmasının, satılmasının önlenmesini, FSEK 68 ve 70. maddeler uyarınca şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2008 yılında mirasçılarla yaptığı sözleşme ile şairin/yazarın bütün eserlerinin mali haklarını devraldığını, müvekkilinin yayınladığı ... isimli eser ile davacının aynı adlı eserinin farklı olduğunu, davacının dilekçesinde bahsettiği sözleşmenin gerekleri yerine getirilmediği için şairin mirasçıları tarafından keşide olunan ihtarname ile anılan neşir mukavelelerinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yazarın mirasçıları tarafından davacı ile aktedilen sözleşmelerin feshedilip FSEK'ten kaynaklanan mali hakların 52. maddeye uygun olarak davalıya devredildiği, tarafların yayınladığı eserlerin farklı olmasından dolayı davalının davacı tarafından derlenmiş esere bir tecavüzünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu eserlerin şair ve yazar Yahya Kemal Beyatlı'ya ait yazıların bir araya getirildiği, birbirinden farklı bir düşünce ürünü derleme eserler niteliğinde bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, 5846 sayılı FSEK'nin 83/1 maddesine göre "Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, iltibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz." Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça piyasaya sunulan eserin adı... olarak belirtilmiştir. Bu durumda aynı şaire ait yazıların bir başka derleme eserde davalı tarafça piyasaya sunulması nedeniyle derleme eserin üzerinde aynı adın kullanılması anılan maddede düzenlenen haksız rekabet tehlikesini oluşturur. Ayrıca, uyuşmazlık konusu ... eser adı, aynı maddenin 2'nci fıkrasında sayılan umumen kullanılan veya ayırdedici bir vasfı bulunmayan isim olarak da nitelendirilemez. O halde, davacının eser adına yönelik talebinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken anılan adın derleme eserde yer alan yazılardan birinin ismi olması sebebiyle davacıya bir üstün hak bahşetmeyeceğinden bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy