MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2011 tarih ve 2010/592-2011/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle davalı şirket aleyhine ...Mahkemesi'ne dava açtığını, ... Mahkemesi'nin yargılama sonunda 6.889,66 Euro ana parayı 19/04/1998 tarihinden itibaren işleyecek %5 yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verdiğini ve kararın 26/06/2009 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle ... Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nin 10 O 483/07 esas numaralı kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, toplanan delillere göre, davaya dayanak somut tenfize konu yabancı mahkeme kararı değerlendirildiğinde, kararın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, tenfize konu yabancı mahkeme kararının aslı, tamanının onaylı tercümesinin sunulduğu, kararın mahkeme tarafından verildiği ve mahkeme hükmü taşıdığının anlaşıldığı, kendisine karşı tenfiz istenen davalının mahkemeye usulünce çağrılmış, yine kararında usulünce davalıya tebliğ edilmiş olduğu, MÖHUK 54/1/ç bendine de aykırılık bulunmadığı, her ne kadar ... ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmamakla beraber Türk Mahkemeleri kararları ...'da tenfizi mümkün olduğundan fiili uygulamanın mevcut olduğu, tüm bu nedenler ve daha önce benzer bir davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2008/410 esas, 2008/429 karar sayılı ilamında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/1111 esas, 2010/7106 karar sayılı ilamı ile onanması da göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy