MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2009 tarih ve 2006/358-2009/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... Merkez ve Çevre Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açıldığını, kooperatif tarafından kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, temlik eden alacaklının da tasarruf hak ve yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla borçlunun, borcundan kurtulması için kural olarak borcunu yeni alacaklıya ödemesinin gerektiğini, kooperatif ortakları ile müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlenen sözleşmelerde bu hususun belirtildiğini ileri sürerek 2.300 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı TEKEL tarafından gönderilen cevabi yazıda, söz konusu kesintilerin, dava dışı kooperatifin 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu gereği TEKEL'e gönderdiği 13.01.2000 tarih ve 2000/292 sayılı rehin işlemleri konulu yazıya istinaden kooperatif adına üretici-kooperatif üyesi borçlulardan yapıldığı, aynı şekilde özel şirketlerinde, TEKEL'in Tüccar Tütünleri Taşıma belgesini alabilmeleri için kooperatif adına üretici kooperatif üyesi davalılardan bu kesintileri yaptıkları, kesinti yoluyla yapılan bu ödemelerin borcu fazlasıyla karşıladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi mahkemenin 07.05.2012 tarihli kararıyla miktar yönünden reddedilmiştir.
Temyiz isteminin reddine ilişkin kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-HUMK.’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup,10.02.2009 hüküm tarihi itibariyle bu miktar 1.400 TL olmuştur.Somut uyuşmazlıkta, davacı yanca 2.300 TL alacağın tahsili talep olunmuş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Bu durumda, istemin reddedilen kısmı yukarıda anılan kanun maddesi gereğince temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığından, mahkemece tesis edilen, davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 03/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.