MAHKEMESİ : ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/09/2011 tarih ve 2007/124-2011/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1972 yılından bu yana asansör sektöründe makina ve motor imalatı yaparak hizmet verdiğini, ilk kez 1989 yılında ... bareli marka tescilini yaptırdığını, bunu aynı ibareli 1997 tarihli marka ile, 2002/9416 no'lu ... markalarının izlediğini ayrıca ... markasının ve ticaret ünvanının müvekklili tarafından 1972 yılından bu yana yoğun olarak kullanıldığını, davalılardan ... 'ın 2000 ve 2001 yılında müvekkili ile ticari ilişki kurduğunu ve müvekkilinin bayisi gibi hareket ederek akar asansör işletme adını dahi kullandığını, davalının akar ibaresi üzerinde herhangi bir hakkı olmadığı halde, müvekkilinin markasından ve ticaret ünvanından yararlanmak için bu ibareyi kullandığını, davalıya ait internet sitesinin içeriğinin dahi müvekkilinin internet sitesiyle birebir aynı olduğunu, tarafların iştigal konularının aynı bulunduğunu, davalı tarafın iyi niyetli olmadığını, davalının ticaret ünvan tescilinin de kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıya ait marka ile müvekkilinin markaları arasında karıştırma ihtimalinin söz konusu olduğunu, logoların dahi neredeyse birebir aynı olduğunu gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek davalı ... adına tescilli 2002/1626 ve 2004/34549 no' lu markaların hükümsüzlüğünü, markanın hak sahibinin davacı olduğunun tespitini, davalı ticaret ünvanında ... ibaresinin çıkarılmasına ve bu ünvanın ticaret sicil kaydından terkinini, internet alan adının kullanıma kapatılmasını bu sitede yer alan, ürün tanıtımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, bu tecavüzün durdurulmasını ve menini, haksız rekabetin tespitini ve men' ini talep ve dava etmiş, karşı davannı reddini savunmuştur.
Davalı vekili, tarafların faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu ... markasının 1995 yılından itibaren aralıksız olarak müvekkili tarafından kullanıldığını ve 2002 yılında müvekkili adına tescil edildiğini, herhangi bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını davacının marka tescilinin, müvekkilinin markasından sonra olduğunu tescil sınıflarının farklı olduğunu, logo ile ilgili iddiaların yerinde olmadığını bu logonun asansör için kullanılan bir logo olduğunu, taraflar arasında 10 yıldır ticari ilişkinin bulunduğunu, tescilden itibaren 5 yıldan fazla süre geçtikten sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek asıl davanın reddini savunmuş, karşı davada 100.000 TL manevi tazminata, 2002/9416 no'lu ... markasının hükümsüzlüğüne ve markanın müvekkili adına tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin 2000 yılından itibaren bir süre davacı ile ticari ilişkide bulunduğu ve davacının bayisi gibi hareket etttiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra artık davalının, ... markasını asansör tamir, bakım, montaj hizmetlerinde ya da asansör malzemeleri üzerinde kullanılmasının mümkün olmadığı gibi ticari ünvanında dahi ... ibaresini kullanmaya yetkili bulunmadığı, tarafların markalarında yer alan mal ve hizmet sınıflarınınn benzerlik gösterdiği, böylece güçlü bir karıştırma ihitmalinin söz konusu olduğu gererkçesiyle davalıya ait dava konusu her iki markanın hükümsüzlüğüne, davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin terkinine, hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli markanın ve ticaret ünvanının, internet de dahil olmak üzere, mal veya hizmetlerde reklam ve tanıtım malzemelerinde, internet alan adında yada içeriğinde kullanılması marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığından fazlaya ait talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmişitir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy