MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2009/192-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan dava dışı ... ile Laloğlu Canlı Hayvan Toplu Taşımacılık Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kefil olduğu genel kredi sözleşmesi uyarından davalıya 42.000,00 TL kredi kullandırıldığını, kredinin uyarıya rağmen ödenmediğini ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hal ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, müvekkili bankanın 7.500,00 TL olan alacağının kredi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel ticari kredi sözleşmesinde yer alan imzaların müvekkiline ait olduğunu ancak müvekkilinin banka çalışanları ile dava dışı Laloğlu Canlı Hayvan Toplu Taşımacılık Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin hileli davranışları sebebiyle iradesi olmamasına rağmen sözleşmeyi imzaladığını, kredi tutarının kendisine ödenmediğini, bankanın kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kredi sözleşmesindeki imza davalıya ait ise de, kredi dosyası ve bu dosyada bulunan 09/04/2005 tarih ve 889 sayı ile davalı bankaya rehinli olduğuna ilişkin elle yazılmış yazıda aracın tescil tarihinin 16/06/2005 satış tarihin 10/02/2005 olduğu, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine davacı banka müfettişlerince düzenlenen 2007/1 teftiş kurulu raporuna göre davalı ...'a kullandırılan kredinin kesintiler düşüldükten sonra Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti.'ne aktarıldığı, satış sözleşmesinin gerçeğe aykırı
düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, kredi dosyası içerisinde yer alan noter sözleşmesinin kusurunun bulunduğu, hukukun genel ilkelere göre hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine sonuçlar çıkaramayacağı, yine davalının dava dışı Laloğlu Oto. Ltd. Şti. yetkilileri ile işbirliği ile hareket ettiğine dair dosyada yeterli inandırıcı somut deliller olmadığı, yine davacının 42.000,00 TL'lik kredi kullandırma fişiyle kredi tutarını davalıya ait mevduat hesabına aktarılmasına rağmen ve bu fişte davalının imzasının bulunmasına rağmen kredi komisyonu düşüldükten sonra dava dışı Laloğlu Ltd. Şti.'ne aktarılan parayla ilgili mahsup fişinde davalının imzası olmadığı gibi aktarma işine ilişkin davalının yazılı bir talimatı da olmadığı, davacının bu durumu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine akrar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy