MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2011/206-2012/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin muris ...'ın davalı ... şirketinin acentası olan ...'tan kredi kullandığını, kredi kullandırıldığında ...'a kredi miktarı olan 19.500 TL ile sınırlı hayat sigortası yapıldığını, kredinin geri ödenmesi sırasında ...'ın 09/08/2009 tarihinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini, müvekkillerine sigorta yapıldığı hususunun bildirilmediğini, müvekkillerinin kalan kredi borcunu ödediklerini, daha sonra tesadüfen sigortadan haberdar olduklarını, sigorta şirketine başvurdukları halde talebin zamanaşımına uğradığından bahisle sigorta bedelinin ödenmediği ileri sürerek sigorta bedeli olan 19.500 TL'nin vefat tarihi olan 09/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesinin lehdarının Akbank ... Sitesi olduğunu bu sebeple davacıların dava ehliyetinin bulunmadığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'ın kaza sigortasının olduğu, sigorta kapsamında geçirdiği trafik kazasında vefat ettiği, mirasçıların sigortadan habersiz olarak kredi borcunu ödedikleri, sigortalı olduğu öğrenilince 08/08/2011 tarihinde ihtarname gönderildiği bu haliyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.500 TL alacağın 09/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, hayat sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra poliçenin, davacılar murisinin dava dışı bankadan aldığı kredi nedeniyle düzenlendiğini ve poliçede dava dışı bankanın dain-i mürtehin olarak gösterildiğini savunduğuna ve davacılar vekili tarafından ibraz edilen ve dava dışı banka tarafından davacılar vekiline hitaben düzenlenen yazıda 25.01.2012 tarihi itibariyle kredi borcunun 20.633,80 TL olduğunun bildirildiğine göre, mahkemece öncelikle aktif husumeti ilgilendiren bu hususun araştırılıp, dava dışı bankanın, davaya muvafakatinin sağlanması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy