MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.12.2011 tarih ve 2010/513-2011/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalıların kredi borcunu ödemediğini ileri sürerek, 5.950.00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, borçlular tarafından sunulan kasa tahsil fişleri ve müstahsil makbuzları incelendiğinde yapılan kesintilerin ve ödemelerin kooperatif alacağına mahsuben yapıldığı ve tarafların arasında dava konusu kredi sözleşmesi haricinde başka bir sözleşme bulunmadığından yapılan ödemelerin dava konusu alacak için yapıldığı, davalıların kooperatife borçlarının kalmadığı kanaatine varıldığı, davacının da yapılan ödemelerin başka bir borca ilişkin olduğu hususunu iddia ve ispat edemediği, dava konusu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.