MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2011 tarih ve 2010/205-2011/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ayrı ayrı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... tarafından yapılan, müvekkiline ait ... ibareli ve ambalaj kompozisyonunu da içeren TPE nezdinde tescilli markası ve ürün ambalaj kompozisyonundaki işaretin neredeyse aynısını içeren 2009/4857 sayılı tasarım tescil başvurusuna müvekkilince itirazda bulunulduğunu, itirazın diğer davalı TPE YİDK tarafından, başvuru konusu tasarımın daha önce davacı tarafından marka olarak tescil ettirilerek piyasaya sunulan ürünlerin görünümünden genel izlenim itibariyle farklı olduğu gerekçesiyle reddedilerek tasarım tescil başvurusunun ve tescilin de kesinleştirildiğini, başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını, davalı ... 'in kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 25.08.2010 tarih ve 2010/T-459 sayılı kararın iptalini ve davalı adına tescil olunan tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... , davanın haksız olduğunu, davacının çay piyasasını tekel altına almaya çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilince sunulan kanıtların taşıdığı tarihin, davalının tasarım başvuru tarihinden daha eski olduğu, davalı tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenimde belirgin bir farklılık yaratmaya elverişli bulunmadığı, çay ambalajı kompozisyonu için davalının seçenek özgürlüğü geniş olduğundan ayırt edicilik vasfının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 2010/T-459 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 14.10.2009 gün ve 2009/4857 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı, davalı ... vekiline 25.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup, anılan davalı vekilince hüküm 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 10.11.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3-4 E. ve K. sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, anılan davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 18.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy