MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2010/52-2011/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili olan şirketin ... , ... ... ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ... ibareli marka başvurusuna müvekkilinin ... ibareli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması nedeni ile yaptıkları itirazın ... ve ... tarafından reddedildiğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin uzun süreden beri markalarının kesintisiz kullanımı ve markalarına yaptığı yatırım sonucu markalar üzerinde inhisari hakkının olduğunu ve markalara ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek sözkonusu ... kararının iptaline, davalı markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.Davalı ... vekili, anılan ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, açılan davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının markaları ile davalının marka başvurusu arasında gerek görünüş gerekse dış etki bakımından benzerlik olmadığı, sadece fonetik açıdan var olan benzerliğin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 7/1-b maddeleri uyarınca iltibas tehlikesi meydana getirebilecek düzeyde bulunmadığı, bu nedenle ... kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 24,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.