MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2012 tarih ve 2008/1081-2012/405 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı...’da kurulu ... ...’ye 25.564 EURO ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını, müvekkilinin ortak olma amacının bulunmadığını, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve TTK’ya aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, şimdilik 6.500,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı ... ...‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini, davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı .... ile yurtdışında kurulu .. ... ve ... ’nin davalı ...’e ait şirketler olduğu ve anılan davalının ... Holding A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı, murahhas azası ve hakim ortağı, ... ’nin ise tek ortağı ve temsilcisi olduğu, davalılarla dava dışı yabancı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacının ... ...’ye sessiz ortak olmasına rağmen bu şirketin gayri faal olması nedeniyle davacının kar payı alamadığı, yatırılan paranın bu şirket hesaplarından davalı şirket ve bağlı şirketlere aktarıldığı, yurtdışındaki iki şirketin de davalı şirkete kaynak akışını sağlamak üzere kurulduğu, perdenin aralanması teorisi uyarınca paranın yatırıldığı şirket ile davalı şirketin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle davacının zararından her iki davalının da sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne 6.500,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 323,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 09/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy