Taraflar arasında görülen davada verilen 29/06/2012 tarih ve 2008/1086-2012/407 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin biriktirdiği kazancının hem ülkesinde değerlendirilmesi hem de istediği zaman geri alabileceği karlı bir yatırıma dönüşmesi için davalılara makbuz karşılığında 15.338 Euro yatırdığını, davalı şirket temsilcilerinin parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunduklarını ve bu şekilde binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, müvekkilinin 2004 yılında ihtiyacı nedeniyle ödediği parayı şifahi olarak talep ettiğini, ancak parasının geri ödenmediğini, müvekkilinden söz konusu paraların adına alınmış olsa da şirketin müvekkiline gönderdikleri yazıların içeriği, şirketlerin ortakları ve yönetim kurulunun aynı olması, toplanan paraların aktarılarak yararına kullanılmış olması karşısında davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen 15.338 Euro alacağın dava tarihi itibariyle karşılığı olan 30.676 TL’den şimdilik 6.500 TL'nin davalılara ödendiği tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre arafından onaylanmış ait kar payı ortaklık sertifikasının onaylı suretine göre davacının şirkete 30.000 DM yatırdığı, her takvim yılı sonunda anılan şirketin sertifika hak sahibine ortaklık bedeli için kar payı ödeyeceği, ortağın ortaklıktan ayrılma talebini takiben sertifikanın fesih ihbar süresi sonucunda sertifika hak sahibine ortaklık payının ve var ise üzerine işlemiş olan kar miktarlarını iade edeceğinin düzenlendiği, davacının Jatırdığı para nedeniyle sessiz ortak olduğu, oy hakları
bulunmayan sessiz ortakların ortaklık sözleşmesinde belirlenen oranda kar alma hakkına sahip oldukları, davacının sessiz ortağı olduğu ile katılma payını yatırdığı nin iflas etmiş olması nedeniyle bu şirketlerden tahsil etme imkanına sahip olmadığı, davalı ... ün tek ortağı ve tek temsilcisi olduğu, yurt dışındaki bu iki şirketin ...nin ortağı olduğu, dosyaya sunulan resmi raporlara görenin gayrıfaal şirketler olduğu, bu nedenle davacıya sözleşmede vaad edilen kar payını dağıtma ihtimalinin zayıf olduğu, davalı ...nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre yurt dışındaki ortakları olan ve davada ismi geçen şirketlerden sürekli para girişlerinin olduğu, böylece yurt dış ındaki şirketlerinin paralarını ...ye aktardıklarının anlaşıldığı, davalı ...Ş. ile dava dışı ve her üçünün de diğer davalı ...’ün şirketleri olduğu, ...nin yönetim kurulu başkanı ve murahhas azası ve hakim ortağı, ise tek ortağı ve temsilcisi olduğunun görüldüğü ve bu olgunun da davalılarla dava dışı organik bağlantı bulunduğunu gösterdiği, davalıların davacıya iade edilmeyen 15.338 Euro karşılığı 30.676 TL'nin davacı tarafından talep edilen 6.500 TL’lik kısmını ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.500 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 320,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.