(4925 S. K. m. 17) (2918 S. K. m. 91) (Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1, B.8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.11.2009 tarih ve 2005/534-2009/391 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı M. U. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.9.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklamayla anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve karayolu motorlu araç zorunlu taşımacılık sigortacısı olduğu araçta müvekkillerinin murisinin ve müvekkilleri E. ile A.'in yolcu olarak bulunduğu sırada aracın tek taraflı kaza yapması sonucu müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini ve müvekkillerinden A. ve E.'ın yaralandığını ileri sürerek, 5.000,00 TL'den toplam 10.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketlerinden, 10.000,00 TL destek tazminatı ve toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücü ve işletenden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı A.'in eşinin vefatı sebebiyle 10.000,00 TL destek zararının bulunduğu, bundan tüm davalıların sorumlu olması gerekirken, davacının anılan tazminatı sadece sürücü ve işletenden talep ettiği, sigorta şirketlerinden açıkça destek tazminatı talep etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı A. için 10.000,00 TL destek tazminatının ve toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılar sürücü ve işletenden tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı M. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, yolcu taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketlerinden teb Sigorta A.Ş. davaya konu otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısı olup, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunun 17. maddesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi gereğince, bu sigorta türüyle sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Yasasından doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Diğer davalı sigorta şirketi ise, anılan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, bu sigorta türü 2918 Sayılı Kanunun 91. maddesi hükmüne göre motorlu araç işletenlerinin yaptırmak zorunda oldukları ve motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olmasından dolayı, işletene düşen hukuki sorumluluğun teminat altına alınmasıdır. Her iki sigorta da meblağ sigortası olmayıp, sigortacı riziko gerçekleştiğinde üçüncü kişilerin uğradıkları gerçek zarar miktarını poliçede yazılı limit dahilinde tazmin etme sorumluluğu altında bulunmaktadır. Bununla birlikte, 4925 Sayılı Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre yolcunun bedensel zarara uğraması halinde, zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için: sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Bu açıklamalar altında, davaya konu olaya gelinecek olursa, davacılar vekili, murisin vefatı sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazminini talep etmiş olup, bu zarar mahkemenin de kabulünde olduğu gibi murisin eşi olan davacı A.'in destekten yoksun kalma zararıdır. Anılan zarardan da davalı sigorta şirketlerinin yukarda yapılan açıklamaya göre sorumluluğu sözkonusudur.
Bu itibarla, mahkemece, davacı A.'in uğramış olduğu destekten yoksun kalma tazminatından aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısının (tazminat miktarı anılan sigorta limitinin üzerinde ise aşan kısım için trafik sigortacısının) müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı talebinin yanlış değerlendirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davalı M. U.'e iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy