Taraflar arasında görülen davada verilen 06/02/2013 tarih ve 2010/134-2013/61 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin bayisi olan dava dışı satın aldığı traktör bedeline karşılık 80.000 TL ve 125.000 TL meblağlı çeklerin müvekkili şirkete keşide ve teslim ettiğini, müvekkilinin de anılan çekleri bir faktoring şirketine ciro ettiğini, faktoring şirketinin çekleri davalı Şubesine ibraz ettiğini, müvekkilinin ciro ettiği bu çeklerin karşılıksız kalmaması için bayisi bankada hesabınapara gönderdiğini, paranın Bankaca havale talimatına aykırı şekilde havale lehtarı çek keşidecisinin aynı gün içinde sözlü talebi üzerine ilgili hesaba alacak kaydedilmeden nakden ödendiğini, faktoring firması tarafından da ilgili çekin karşılıksız işlemine tabi tutulması sonucunda çek bedelinin ciranta olarak müvekkilinden tahsil edildiğini, davalı Bankanın hatalı işlemi sonucunda müvekkilinin çek bedelini mükerrer ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 80.000 TL.'nin çeklerin keşide tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının gönderdiği havalelerin herhangi bir şart metni içermediği, bu durumda davacının havale göndermesinin, dava dışı havale lehtarına borcunu ödediği anlamına geldiği, havale tutarlarının davalı muhatap Banka tarafından havale lehtarı hesap sahibinin hesabına alacak kaydedilmeden hesap sahibitemsilcisine elden ödendiği, davalı Bankanın kanundan aldığı yetkisi gereği göndericinin adına havale lehtarına ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, Bankanın özensiz davranışından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy