MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2009/264-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacının ihraç ettiği tekstil ürünlerini üreten şirket olup, ticari ilişkinin başlangıcında 02/10/2007 tarihli taahhütnameyi imzaladığını, 2008 yılında tarafların ticari ilişkisinin sona erdiğini, davalının taahhütnameye aykırı davranarak davacının müşterilerine tekstil ürünü imal edip aracılarla ihraç ve pazarlama işi yaptığının tespit edildiğini, haksız rekabette bulunulduğunu, bundan dolayı davacının kazanç kaybının oluştuğunu iddia ederek uğranılan zarar ile ilgili şimdilik 3.000 İngiliz Sterlini, taahhütteki cezai şart miktarı olan 100.000 Sterlinin ise şimdilik 15.000 Sterlini olmak üzere toplam 18.000 İngiliz Sterlini tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,taraflar arasında yazılı sözleşme olmadan 2007 yılında başlayan ticari ilişkinin 2008 yılında davacının haksız eylemlerinden dolayı sona erdiğini, davalının ürettiği tekstil ürünlerinin bedelinden kaynaklı 62.199,42 İngiliz Sterlini alacaklarının davacı tarafça kendilerine ödenmediğini, bu alacağın tahsili için dava açtıklarını, işe başlamadan önce tek taraflı olarak baskı ve tehdit sonucu imzalatılan taahhütnamenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı firmanın gelir kaybına uğramasının tek başına davalı şirketin yurtdışına mal ihracı ile doğrudan bir ilgisinin tespit edilemediği, 2008 yılında dünya ekonomisindeki krizin tekstil sektöründe etkili olduğu, taahhütnamede davacı firmanın yurtdışındaki müşterilerinin tek tek belirtilmediği, müşteri portföyünün yerleşik uygulamaya göre ticari sır kapsamında olmadığı, dolayısıyla taahhüde dayalı olarak davacının alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy