MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/04/2013 tarih ve 2012/600-2013/193 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.09.2014 günü hazır bulunandavacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu, davalı şirketin kiraladığı işyerinin müvekkili tarafından davalıya gösterildiğini, ancak davalının müvekkilini devre dışı bırakarak doğrudan mal sahipleri ile temasa geçerek kira sözleşmesi yaptığını, tellallık sözleşmesi gereği davalının hizmet bedeli olarak 23.000,00 TL ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle 23.000,00 TL cezai şarttan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 46.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacı ile davalı şirket arasında tellallık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı şirket adına, şirketin yetkilisi olmayan ... tarafından imzalandığı, davacı tarafından bir kez gösterilen taşınmazın yeniden görülmesi için davalı şirket tarafından davacı ile temasa geçildiği, bu durumun yetkisiz kişi tarafından imzalanan sözleşmenin benimsenmesi olarak kabul edilmesi gerektiği ve davalının davacıyı devre dışı bırakarak taşınmaz sahibi ile doğrudan temasa geçerek kira sözleşmesini imzalaması nedeniyle taraflar arasındaki Müşavirlik Danışmanlık Tellallık Ücret Sözleşmesi gereğince davalının sözleşmedeki bir aylık kira bedeli miktarı kadar tellallık ücreti ve bu miktar kadar cezai şart bedelinden sorumlu olduğu, TTK.nun 24. maddesine göre tacir sıfatı bulunan borçlunun taraflarca tayin edilen cezai şartın fahiş olduğunu ileri süremeyeceği ve cezai şartın tahsilinin davalının ekonomik açıdan yıkımına neden olacağının söylenmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.357,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.