MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 tarih ve 2011/335-2013/29 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin %43,55 payına sahip olan ve önceki dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalı ...'nin 06.09.2010 tarihli genel kurulda yönetim dışı kaldığını, genel kurul kararının iptali davası açtığını, bununla yetinmeyip, müvekkili ile aynı alanda faaliyet göstermek üzere %92 oranında pay sahibi olduğu diğer davalı şirketi kurduğunu, anılan davalı şirketin unvanın müvekkili şirketle iltibasa neden olduğunu, sözleşmesini aynen kopye ettiğini, bununla ilgili hukuki girişimin başladığını, 02.07.2007 tarihinde müvekkili nezdinde çalışmaya başlayan mimarı da yeni şirketinde işe aldığını, 28.07.2010, 11.10.2010 ve 24.09.2010 tarihlerinde müvekkile verilen teklifleri elde ettiği bilgi, sipariş formları ve ele geçirdiği bilumum ticari sırları kullanarak akit kurma aşamasında kendilerinin aldığını, müvekkilini zarara uğrattıklarını, haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, 103.114 Euro'nun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili gerçek kişinin davacı şirketin ortağı bulunduğunu, şirketin en tecrübeli elemanı olduğunu, şirket ortakları arasında meydana gelen huzursuzluk sonrası kendisinin yönetim dışı bırakıldığını, dava konusu üç ayrı işin davacı şirketin elinden alınmadığını, iş teklifi sunan ... 'nın müvekkilinin yakın arkadaşı olduğunu, diğer iş teklifi sahiplerinin davacı gibi bir çok firmaya teklif sunduklarını, müvekkili şirketin teklifini en iyi kabul ettiklerini, normal ekonomik rekabet kuralları içinde davaranıldığını, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu üç ayrı işin davalıların haksız rekabeti sonucu davalı şirkete verildiğine dair bir kanıt sunulmadığı, aksine üç tekliften ... 'ya ait işin verilme nedeninin davalı gerçek kişinin yakın arkadaşı olmasının etkisinin olduğu, diğer iki iş teklifinin ise taraf şirketler dışında başka şirketlere de verildiği, en uygun olanın davalı şirket şartları olması nedeniyle kabul edilğinin ortaya çıktığı, davalıların haksız rekabetinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy