MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV....
DAVALILAR : 1-...
2-...
VEKİLİ : AV....
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2013 tarih ve 2012/307-2013/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, banka tarafından 20.10.1998 tarihinde davalılardan ...'a kredi kullandırıldığını, diğer davalının kredi sözleşmesini müşterek borçlu mütesilsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekkerrür olmamak kaydıyla, asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte 67,577,46 TL alacağın ana paraya dava tarihinden itibaren akdi faiz oranı uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, asıl borçlu olarak gösterilen davalının davacı bankadan hiç bir zaman kredi kullanmadığını, bu durumun İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 esas sayılı dosyası üzerinden verilen kesinleşmiş kararla tespit edildiğini, davacı bankanın asıl borçluya kredi kulladırmamış olması nedeni ile kefillerin sorumlu olmadığını, benzer mahiyetteki birçok davanın da reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kredili mevduat hesabı sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil davalı ...'nın imzasının bulunmadığı, ...'a ait olduğu iddia edilen imza ile “F Profil” şirket kaşesinin bulunduğu, davalıların o tarihte şirketin çalışanları oldukları, ...'ın duruşmalara katılmaması nedeni ile imza örnekleri alınarak karşılaştırması yapılamış ise de benzer mahiyette açılan birçok hukuk davası ve İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamasında banka çalışanlarının zimmetinde olduğu tespit edilen meblağ içinde davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredilerin de bulunduğu, banka çalışanlarınca hayali kaynaklardan kapatılan kredi borçlarının kurumun kendi içindeki teftiş kurumu tarafından düzenlenen rapora istinaden davalılardan tahsilinin talep edilmesinin yerinde olmadığı, işveren gücünü kullanan firma yetkililerinin banka çalışlarının iş birliği ile bu kredileri kullandıkları ve sonrada usulsüz olarak ödendiğine dair belgeler düzenleyerek kapattıklarının kuvvetle muhtemel olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kesinleşen Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla davaya konu sözleşmenin davalıların dahli olmadan sahte olarak düzenlendiğinin anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 31/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13/02/2014
Full & Egal Universal Law Academy