MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/01/2013 tarih ve 2011/18-2013/17 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişi arasında “Ortaklar Sözleşmesi” başlıklı bir protokol düzenlendiğini, bu protokol ile anılan tarafların diğer davalı şirketteki hisseleri %50-%50 paylaştıklarını, şirketin kurulması için gerekli yatırımların müvekkili ve müvekkilinin babası tarafından sağlanmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin anasözleşmede tespit edilen 110.000 TL sermayeyi 06.08.2007 yılında davalı gerçek kişiye gönderdiğini, bunun dışında da gerek müvekkili gerekse müvekkilinin babası tarafından önemli miktarlarda paranın davalılara gönderildiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle müvekkilinin yaklasık üç yıl boyunca şirket kayıtlarını incelemediğini, şirket değerinin artması nedeniyle müvekkilinin şirket hisselerinin adına tescilini ve şirket kayıtlarını incelemeyi talep ettiğini, ancak davalı gerçek kişinin değişik gerekçeler ileri sürerek buna izin vermediğini, şirket hisslerinin müvekkili adına tescilinin gerektiğini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık hükümlerine tabi bulunması karşısında adi ortaklığın ve davalı şirketin tasfiyesi koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, davalı şirketin %50 hissesinin müvekkili adına tesciline, şirketin tasfiyesine, şimdilik 110.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, pay devrine ilişkin talebin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı protokolün bir ön sözleşme niteliğinde olduğunu ve hayata geçmediğini, davacının borcuna karşılık ödemeler yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anonim şirketlerin mahiyetlerinin ve kuruluş şekillerinin mülga TTK'nun 269 vd. maddelerinde düzenlendiği, aynı Kanun'un 409. vd. maddelerinde ise hisse senetlerinin ve bunların devir şekillerinin hüküm altına alındığı, her ne kadar davacı tarafça, davalı anonim şirketin ortağı olunduğu ileri sürülmüş ise de değinilen yasa hükümleri dikkate alındığında, davacının davalı şirkete usulünce ortak olduğunu ispat edemediği, yine davacı tarafça dayanılan sözleşmede tarih bulunmadığı gibi bu sözleşmenin davalı şirketin gizli ortağı olunduğunu da kanıtlamadığı, davacı ile davalı gerçek kişi arasında adi ortaklık bulunduğuna ilişkin yazılı belge sunulmadığı, bu nedenlerle davalı şirket aleyhine açılan davanın yersiz olduğu, davacı tarafından davalı gerçek kişiye 110.000 TL gönderilmesine ilişkin 06.08.2007 tarihli banka dekontunda “Mohan hisse bedeli” açıklamasının yer aldığı, davalı gerçek kişinin bu paranın, davacının borcunun ödenmesi amacıyla gönderildiğini savunduğu, ancak bu savunmasını ispat edemeyen davalının hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davalı şirkete yönelik davanın reddine, diğer davalıya yönelik davanın kabulü ile 110.000 TL'nin kendisinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.635,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy