MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 tarih ve 2011/495-2013/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 08.10.2010 tarihinde kurulan dava dışı... Madencilik San. Tic. A.Ş’nin kuruluşundan iki yıl önce anılan şirketin ortaklarından müvekkili ile dava dış...ve ...in maden arama ruhsatı ile mermer ocağı işletmesini faaliyete geçirdiklerini, adı geçen şirketin kuruluşu aşamasında davalı ile dava dışı ...'in 1.500.000,00 USD karşılığı şirketin %40 hissesine ortak edildiğini, bu paranın 500.000,00 USD’si ile şirketin eski borçlarının ödeneceği, 500.000,00 USD’si ile ekipman ve teçhizat alınacağı, 500.000,00 USD’nin de şirkete sermaye olarak kalacağının davalı tarafa bildirildiğini, 2010 yılı Aralık ayında davalı tarafça, müvekkilinin çağırılarak şirketin eski borçları için yapılan harcamaların açıklanmasının istenildiğini ancak, müvekkilinin açıklamaları kabul edilmeyerek, harcamalar düşüldükten sonra müvekkilinin hisse bedelinin değerlendirileceğinin müvekkiline bildirildiğini, davalı tarafça şirketlerinin muhasebe kayıtlarını tutan müvekkiline, müvekkilinin işvereni konumunda bulunmasının verdiği maddi ve manevi baskı unsuru ile her biri 100.000,00 TL bedelli, 30.12.2010 düzenleme tarihli 5 adet bono ile bonoların şirketin kabul edilmeyen eski borçlarına dair verildiğine ilişkin bir belgenin müvekkiline imzalattırıldığını, bu belgelerin hükümsüzlüğüne ilişkin dava açma haklarının saklı tutulduğunu, ayrıca davalı tarafça aynı baskı unsuru kullanılarak müvekkiline ait %20 hissenin davalı tarafa devrine yönelik 30.12.2010 tarihli hisse devir senedinin imzalattırıldığını, müvekkilinin hisselerinin nominal değeri 400.000,00 TL olmasına rağmen reel-net değerinin daha yüksek olduğunu, davalı tarafça, yapılan hisse devri sonrası müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, anılan hisselerin, dava dışı şirketin malvarlıklarından borçları çıkarılmak suretiyle tespit edilecek net değeri ile olması gereken değerinin tespitini, hisselerin reel-net gelirinden doğacak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hisselerin nominal bedeli olan 400.000,00 TL’nin hisse devir tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra, dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklayarak, ikrah hukuki sebebine dayalı olarak 30.12.2010 tarihli hisse devir ferağının ve aynı şekilde ikrah altında imza ettirilen önalım hakkı ve bono teslimi ile ilgili belgelerin geçersiz olduğunun tespitini; şirket hisse devrinin geçerli olduğunun kabulü halinde ise dava dışı... Madencilik San. ve Tic. A.Ş'nin varlıklarından borçları çıkarılmak suretiyle tespit edilecek net-reel değerinin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilip, müvekkilinin % 20 hissesinin reel değerinden dolayı
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile resmi olarak devri gerçekleşen, ancak bedeli müvekkiline ödenmeyen hisselerin nominal değeri olan 400.000,00 TL'nin 30.12.2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hususların, dava dışı şirkete yönelik iddialar olması nedeniyle müvekkilinin husumetinin bulunmadığını, davacı tarafça ödemeyi taahhüt ettiği 400.000,00 TL sermaye bedeli ödenmeyerek hissesinin şirket ortaklarınca alınması için şirkete dilekçe verildiğini, bu nedenle müvekkilince davaya konu hisselerin 400.000,00 TL nominal değeri üzerinden devralındığını, anılan miktarın davacı tarafa müvekkilince ödendiğinin 30.12.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinden anlaşıldığını, buna göre, sözleşmede davacı tarafın hisse bedellerini aldığı ve müvekkilinden hiçbir alacağının kalmadığının açıkça beyan edildiğini, sözleşmenin imzalanması konusunda müvekkilince baskı yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın müvekkili emrinde çalışan bir işçi olmayıp serbest çalışan bir mali müşavir olduğunu, davacı tarafça, dava dışı şirketin muhasebesini tuttuğu dönemde zimmetine geçirdiği paralar nedeniyle davaya konu senetlerin düzenlendiğini, bonoların müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, davalı tarafça eda edilen yemin ve davacı tarafça imzalanan 30.12.2010 ve 31.12.2010 tarihli belgeler ile 5 adet bononun varlığına göre, davalı tarafın, hisse devri nedeniyle davacı tarafa borcunun bulunmadığı, dava konusu bonoların davacı tarafından dava dışı... Mad. San. Tic. A.Ş'ne geçmişteki borçları nedeniyle verildiği, davalı veya bir başkasının davacı taraf üzerinde iradesini sakatlayacak herhangi bir tehdit ve baskısının olmadığı, davacı tarafça verilen tüm dilekçeleri ile bonolar ve hisse devrinden dolayı pişmanlık duyulduğu, pişmanlığın özel hukukta bir değerinin ve sonuca etkisinin bulunmadığı, tarafların ve özellikle davacı tarafın hür iradesi ile hareket ederek şirketteki paylarının nominal değerleri üzerinden davalı tarafa satılıp devredildiği, bedelin alındığı, somut olayda hata, hile, ikrah, baskı, gabin vb bir durumun olmadığı, davanın davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy